Bu yıl 80. kuruluş yıldönümünü kutlayacağımız Türkiye Cumhuriyeti, 20. yüzyılın tek başarılı demokrasi devriminin ürünüdür. Bu devrimin önderi Mustafa Kemal Atatürk de, yalnız kendi ulusunun değil, tüm uygar insanlığın kalıcı sevgi ve saygısıyla anılan tek büyük kişiliktir.Niçin? İnsanlık bugün hala, iç ve dış sömürgeden arınmış, insan ve yurttaş hak ve özgürlüklerini hem siyasal ve düşünsel, hem de ekonomik ve toplumsal içeriği ile gerçekleştirebilen, uluslararası ilişkileri kıskançlık, açgözlülük ve kinden temizleyen, bilim ve teknolojiyi insan hak ve özgürlüklerinin hizmetinde kullanabilen bir düzenin özlemini çekiyor. Ne kapitalizmin, ne marksizm ya da sosyalizmin bu özlemleri karşılayabilecek nitelikte olmadığı görüldü. Küreselleşme denilen ve başta nükleer silahlar olmak üzere teknolojik üstünlüğe sahip, Batının dünya egemenliğini simgeleyen yeni dünya düzeninin, insanlığın 4/5ü için her yönden sömürülme demek olduğu da anlaşılmış bulunuyor.Prof. Dr. Özer Ozankaya, Cumhuriyet Çınarında, Atatürkün önderliğinde gerçekleştirilen Türk Devrimi ve onun ürünü olan Türkiye Cumhuriyetinin evrensel özlemleri karşılayabilecek uygarlık projesi niteliğini anlatmakta ve bu niteliğinden dolayı iç ve dış sömürü odaklarının saldırı hedefi olduğunu açıklamaktadır. Türkiyenin savaşımı yalnız kendi adına ve hesabına olsaydı belki daha kısa, az kanlı olur ve daha çabuk bitebilirdi. Türkiyenin savunduğu, bütün ezilen ulusların, bütün Doğunun davasıdır. diyen Atatürkün bu gözleminin yalnız savaş aşaması için değil, belki ondan daha çok siyasal, toplumsal ve ekonomik yaşamın demokratikleşmesi yolundaki atılımlar bakımından geçerli olduğunu ortaya koymaktadır.
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.