Mimar Sinan’ın hikâyesi, İstanbul’dan çok uzaklarda, “taşlara fısıldayan çocuk” olarak başlar. Merakı, hayalleri ve çalışkanlığı onu günün birinde Kanuni Sultan Süleyman’ın karşısına çıkarır. Birlikte çıktıkları bu uzun yolculuk boyunca Sinan’ın hayalleri, Hürrem Sultan Külliyesi’nin avlularında yankılanır, Süleymaniye’de İstanbul’un ufkuna karışır, Kırkçeşme’de suya can verir, Selimiye’de gökyüzüne dokunur.Bir imparatorluğun kaderini hayalleriyle şekillendiren iki kahramanın hikâyesi:Bir Sinan Bir de Süleyman.
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.